<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Arman Özdoğru Blog Sayfası</title>
	<atom:link href="http://www.armanozdogru.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.armanozdogru.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Feb 2011 09:35:55 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Engelleri Kaldır Hareketi</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2010/05/28/engelleri-kaldir-hareketi/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2010/05/28/engelleri-kaldir-hareketi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 05:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ArmanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[kaldır]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[
Her şey “insan” olmakla başlar. Hepimiz aynı şekilde doğduk, aynı şekilde doyduk, çocuk olduk. Sonra büyüdük, olduk. Kadın ve erkek olduk. Yaşlı ve genç. Özgür ve tutuklu. Siyah ve beyaz. Farklı sıfatlar verildi her birimize: uzun, kısa, şişman, güzel, çirkin, “engelli” olduk. Eşit olamadık bir tek. Hani herkes eşitti hayatta?! Neden bazıları daha eşittir ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.armanozdogru.com/paylasim/engelleri_kaldir.png" title="Engelleri Kaldır Hareketi" class="aligncenter" width="236" height="115" /><br />
Her şey “insan” olmakla başlar. Hepimiz aynı şekilde doğduk, aynı şekilde doyduk, çocuk olduk. Sonra büyüdük, olduk. Kadın ve erkek olduk. Yaşlı ve genç. Özgür ve tutuklu. Siyah ve beyaz. Farklı sıfatlar verildi her birimize: uzun, kısa, şişman, güzel, çirkin, “engelli” olduk. Eşit olamadık bir tek. Hani herkes eşitti hayatta?! Neden bazıları daha eşittir ki bu hayatta!<br />
Sen… Sokağa çıktığında kaç tane engelli ile karşılaşıyorsun? Karşılaştığında ne düşünüyorsun? Bir şey düşünüyor musun? Türkiye nüfusunun yüzde kaçı engelli biliyor musun? Sokakta bir engelli görmek için kaç engelin var farkında mısın? Peki onların nasıl yaşa(yama)dıklarının?<br />
Büyüdüğünde kim olursan ol, ne yaparsan yap eşit yaşamak için çalışan insanlar var burada! Her insanın birçok engeli ve bir kalbi var. Kalbini engelleme, engelleri kaldır!</p>
<p>Eğer sen de insan olmayı önemsiyor, “bir engel de ben olmayayım” diyorsan;<br />
http://www.engellerikaldir.com ‘a girerek destekleyenlere kendi adını ekleyerek hassasiyetini gösterebilir, facebook grubuna tüm listeni davet edebilir, msn iletine web site adresini yazabilir, blog veya sahip olduğun mecralarda konuya yer verebilir, konu hakkında fikir ve önerilerini e-posta gönderebilir, sponsor olabileceğini düşündüğün tanıdıklarına konuyu paylaşabilirsin.<br />
Gün gelecek, herkes önce “insan” olacak…<br />
Engelleri Kaldır Hareketi<br />
www.Engellerikaldir.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2010/05/28/engelleri-kaldir-hareketi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlkelerin olacak&#8230;</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2010/03/03/ilkelerin-olacak/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2010/03/03/ilkelerin-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 22:58:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ArmanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gezen]]></category>
		<category><![CDATA[Müjdat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[
İlkelerin olacak
Seni satın alamayacaklar
Aptalların uydurduğu
atasözlerine inanmayacaksın:
&#8220;Paranın satın alamayacagı şey yoktur.&#8221;
&#8220;Herkesin fiyatı vardır.&#8221;
gibi sözlere kanmayacaksın.
Onurunla, kimliğinle ve
beyninle yaşayacaksın.
Üreteceksin,seveceksin,
sevileceksin,inançlarının
arkasında duracaksın,
Sevgilerin karşılıksız,
yardımların gizli olacak.
Seni attan , ottan ayıran
özelliğin farkına varacaksın.
Çünkü sen insansın.
Ve bunu yakaladığın gün,
bembeyaz yaşayacaksın.
MUJDAT GEZEN

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img202.imageshack.us/img202/3662/mujdatgezen2.jpg" alt="" /><br />
İlkelerin olacak<br />
Seni satın alamayacaklar<br />
Aptalların uydurduğu<br />
atasözlerine inanmayacaksın:<br />
&#8220;Paranın satın alamayacagı şey yoktur.&#8221;<br />
&#8220;Herkesin fiyatı vardır.&#8221;<br />
gibi sözlere kanmayacaksın.<br />
Onurunla, kimliğinle ve<br />
beyninle yaşayacaksın.<br />
Üreteceksin,seveceksin,<br />
sevileceksin,inançlarının<br />
arkasında duracaksın,<br />
Sevgilerin karşılıksız,<br />
yardımların gizli olacak.<br />
Seni attan , ottan ayıran<br />
özelliğin farkına varacaksın.<br />
Çünkü sen insansın.<br />
Ve bunu yakaladığın gün,<br />
bembeyaz yaşayacaksın.</p>
<p><strong>MUJDAT GEZEN</strong></p>
<p><!--Bu yazıyı bana gönderirken önce elini vicdanına koyacaksın. İlkelerin olduğuna inanıyorsan arkana dönüp hayatına bakacaksın. Hayatında ne zaman yaptıklarınla söylediklerin birbirlerini tutmuş kendine soracaksın. Yalnızca konuşmayacak, söylediklerini yapacaksın. --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2010/03/03/ilkelerin-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğa İçin Çal</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2009/10/23/doga-icin-cal/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2009/10/23/doga-icin-cal/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 18:03:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ArmanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[
Doğa İçin Çal, bir agaclar.net projesidir.Dünya&#8217;nın hali ortada. Yerküresiyle, atmosferiyle tehlike sinyalleri verip duruyor. Küresel iklim değişikliği bir dert; seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık&#8230; Beslenme başka bir dert; besin bulanlar için GDO&#8217;lu ürünler, denetimsiz tarımsal ilaçlama, sakıncalı katkı maddeleri&#8230; Bulamayanların sorunu karmaşık değil: Sadece açlık! Enerji savaşları, temiz su savaşları&#8230; Yani gidişat iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="350" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/Yonj-ucuz78&amp;feature" /><param name="align" value="top" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350" src="http://www.youtube.com/v/Yonj-ucuz78&amp;feature" align="top"></embed></object></p>
<blockquote><p>Doğa İçin Çal, bir <a style="text-decoration: none; color: #2786c2; outline-style: none; outline-width: initial; outline-color: initial; cursor: pointer; padding: 0px; margin: 0px;" rel="nofollow" href="http://agaclar.net/" target="_blank">agaclar.net</a> projesidir.<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Dünya&#8217;nın hali ortada. Yerküresiyle, atmosferiyle tehlike sinyalleri verip duruyor. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Küresel iklim değişikliği bir dert; seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık&#8230; <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Beslenme başka bir dert; besin bulanlar için GDO&#8217;lu ürünler, denetimsiz tarımsal ilaçlama, sakıncalı katkı maddeleri&#8230; Bulamayanların sorunu karmaşık değil: Sadece açlık! Enerji savaşları, temiz su savaşları&#8230; Yani gidişat iyi değil.<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />En güçlü ya da yoksul olanların büyük çoğunluğu, kendi küçük ya da büyük çıkarını esas alarak, kendini dünyanın merkezine koyarak yaşıyor. Herkesin mazareti var!<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Çok şey sadece günü kurtarmaya yönelik.. Doğayı yok sayarak yapılan her şey, geleceğimizi biraz daha belirsizleştiriyor. Komik olan, korunmak doğanın umurunda bile değil. O nasıl olsa, öyle ya da böyle var olacak&#8230; Vay bizim halimize&#8230;<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />İklim değişiklikleri, seller, taşkınlar, bunlar dünya kabuk bağladığından bu yana hep var ama son yüz yılın grafikleri öncekilerle benzerlik göstermiyor, kendi elimizle yaptıklarımızın, bu kötü gidişe direkt etkisi var. Önceleri düşe kalka yaşıyorduk, artık kıçımızın üstünde hızla kaymaya başladık. İşin bilimiyle uğraşan herkes bu konuda hem fikir. Çevreci hareketler, bu gidişi durdurulması gerektiğini herkese anlatmaya çalışıyor.<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><a style="text-decoration: none; color: #2786c2; outline-style: none; outline-width: initial; outline-color: initial; cursor: pointer; padding: 0px; margin: 0px;" rel="nofollow" href="http://agaclar.net/" target="_blank">Agaclar.net</a> olarak başından beri işin neresinden tutacağımıza bakıp durduk. Yaptığımız her şeyde bu amacın izi var. Daha neler yapabiliriz?<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Doğa sorunlarının evrenselliği, doğanın insanlara mekan ve kaynak oluşuyla, müziğin evrenselliği ve insanların ortak dili oluşu arasındaki bağ, projenin çıkış noktası oldu. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Müzik; yaygın, eneji dolu, durdurup kendini dinleten ya da arka plana geçip çaktırmadan varolan&#8230;<br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Seçtiğimiz parça: &#8220;Divane Aşık Gibi&#8221; Bilmeyen yok, sevmeyen yok&#8230;<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Dünyanın çivisini çıkaranlar kadar, bunu seyretmekle yetinenler de benzer biçimde sorumluysa, çözümler bulmak ve uygulamak zorundaysak, her vesile ile hatırlamalı, hatırlatmalıyız&#8230;. Hem değişim gerektiğini bilip, hem &#8220;Şöyle yap, böyle yap&#8221; laflarını dinlemediğimize göre, &#8220;ne yapmalıyım&#8221; diye düşünmek gerektiğini her dinlediğinde hatırlatan bir müzik işe yarar mı? En azından konunun farkında olanlar için, arka planda fazladan bir vicdan azabı durumu yaratır mı? <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />&#8220;Birlikten kuvvet doğar&#8221; mı? Tek tek düşündüğümüz, anlatmaya çalıştıklarımız, hep birlikte, bir ucundan tutarak ortaya konduğunda verdiği enerji artar mı?<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><a style="text-decoration: none; color: #2786c2; outline-style: none; outline-width: initial; outline-color: initial; cursor: pointer; padding: 0px; margin: 0px;" rel="nofollow" href="http://agaclar.net%27ten/" target="_blank">Agaclar.net&#8217;ten</a> Fırat Çavaş, doğdukları iller farklı, yaşadıkları mekanlar farklı, zevkleri, yaşama bakış açıları farklı 45 müzisyeni, varolan gerçekleri bir kez daha hatırlatmak için bir araya getirdi: Doğa için çal! <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />&#8220;Divane Aşık Gibi&#8221; yollarda dolaşmaktan başka, hem mecazda hem de fikirde &#8220;Sen yağmur ol, ben bulut, Maçka&#8217;da buluşalım&#8221; diyoruz.<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Yeni başladık, devam edeceğiz&#8230;<br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />Sizi de bekleriz!</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2009/10/23/doga-icin-cal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Call Of Duty Modern Warfare 2</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2009/10/22/call-of-duty-modern-warfare-2/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2009/10/22/call-of-duty-modern-warfare-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 14:54:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ArmanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun-Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Activision]]></category>
		<category><![CDATA[Call]]></category>
		<category><![CDATA[Duty]]></category>
		<category><![CDATA[Modern]]></category>
		<category><![CDATA[Of]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[Warfare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Başlangıcından bu yana kaliteyi her seferinde bir adım daha ileri götüren Call Of Duty serisi &#8220;Modern Warfare 2&#8243; ile oyuncularla buluşmaya hazırlanıyor.  &#8221;World At War&#8221; ile 2. Dünya Savaşı temasına geri dönen Call Of Duty, &#8220;Modern Warfare 2&#8243; ile bakışını yeniden günümüz savaşlarına çeviriyor. Şimdiye kadar yayınlanan görüntülere göre &#8220;Modern Warfare 2&#8243; gerek görüntü kalitesi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Başlangıcından bu yana kaliteyi her seferinde bir adım daha ileri götüren Call Of Duty serisi &#8220;Modern Warfare 2&#8243; ile oyuncularla buluşmaya hazırlanıyor.  &#8221;World At War&#8221; ile 2. Dünya Savaşı temasına geri dönen Call Of Duty, &#8220;Modern Warfare 2&#8243; ile bakışını yeniden günümüz savaşlarına çeviriyor. Şimdiye kadar yayınlanan görüntülere göre &#8220;Modern Warfare 2&#8243; gerek görüntü kalitesi, gerekse oyun senaryosu konusunda oyuncuları hayal kırıklığına uğratmayacağa benziyor.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="300" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=8691292&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="300" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=8691292&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>10 Kasım&#8217;da piyasaya sürüleceği belirtilen &#8220;Modern Warfare 2&#8243; 14 günlük bir gecikmeyle 24 Kasım&#8217;da oyun severlerle buluşacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2009/10/22/call-of-duty-modern-warfare-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nereye Gidiyorsun&#8230;</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2009/10/17/nereye-gidiyorsun/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2009/10/17/nereye-gidiyorsun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 22:07:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ArmanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk…
Sil yüzünden tüm yalanlarını bu şehrin.
Topla kalbini cadde cadde, sokak sokak…
Kazı ayak izlerini birer birer gri kaldırımlarından…
Bakma yüzlerine hiç…
Görme onları…
Çocuk bu kez ağlama…
Bu kez git.
Gölgeni, ismini sil yavaş yavaş…
Giderken bu kentten tükür yüzüne yalnızlığının…
www.myvideomusicmp3.com
Kalbini, kendini sök yavaş yavaş…
Giderken bu kentten sakın ağlama sus…
Unut!
Ne yaptı sana!
Unut!
Ne söyledi!
Unut!
Ne varsa vazgeçtiğin…
Yüzünde korkularla…
İçinde çığlıklarla…
Kalbinde simsiyahlar…
Nereye gidiyorsun?
Hep bu şarkılarla…
Kıymetsiz dualarla…
Utanmaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk…<br />
Sil yüzünden tüm yalanlarını bu şehrin.<br />
Topla kalbini cadde cadde, sokak sokak…<br />
Kazı ayak izlerini birer birer gri kaldırımlarından…<br />
Bakma yüzlerine hiç…<br />
Görme onları…<br />
Çocuk bu kez ağlama…<br />
Bu kez git.</p>
<p>Gölgeni, ismini sil yavaş yavaş…<br />
Giderken bu kentten tükür yüzüne yalnızlığının…<br />
www.myvideomusicmp3.com<br />
Kalbini, kendini sök yavaş yavaş…<br />
Giderken bu kentten sakın ağlama sus…</p>
<p>Unut!<br />
Ne yaptı sana!<br />
Unut!<br />
Ne söyledi!<br />
Unut!<br />
Ne varsa vazgeçtiğin…</p>
<p>Yüzünde korkularla…<br />
İçinde çığlıklarla…<br />
Kalbinde simsiyahlar…<br />
Nereye gidiyorsun?</p>
<p>Hep bu şarkılarla…<br />
Kıymetsiz dualarla…<br />
Utanmaz bir yağmurla…<br />
Nereye gidiyorsun?</p>
<p>Yolları, duvarları geç yavaş yavaş…<br />
Giderken bu kentten bir piç gibi bırak yalnızlığını…<br />
Ve o siyah saçlarını kes yavaş yavaş…<br />
Giderken, terk ederken savur yüzüne yalnızlığının…</p>
<p>Ve unut ne yaptı sana!<br />
Unut neler anlattı!<br />
Unut ne varsa vazgeçtiğin!</p>
<p>Yüzünde korkularla…<br />
İçinde çığlıklarla…<br />
Kalbinde simsiyahlar…<br />
Nereye gidiyorsun?</p>
<p>Hep bu şarkılarla…<br />
Kıymetsiz dualarla…<br />
Utanmaz bir yağmurla…<br />
Nereye gidiyorsun?</p>
<p>Yüzünde korkularla…<br />
İçinde çığlıklarla…<br />
Kalbinde simsiyahlar…<br />
Nereye gidiyorsun?</p>
<p>Bu sahte baharlarla,<br />
Kıymetsiz dualarla…<br />
Utanmaz bir yağmurla…<br />
Yine mi gidiyorsun?</p>
<p>Çocuk…<br />
Her vedanın ardında bir bekleyeni vardır kimsenin bilmediği…<br />
Ve her gözyaşının altında bir dua kimsenin duymadığı…<br />
Çevir gökyüzüne başını…<br />
Bakma arkana!<br />
Daha sert basa basa, daha güçlü!<br />
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla!<br />
Gitmek yenilmek değil kazanmak da!<br />
Gitmek gitmektir işte…<br />
Hepsi bu.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Cem Adrian</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2009/10/17/nereye-gidiyorsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Albert Einstein&#8217;dan&#8230;</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2009/10/16/albert-einsteindan/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2009/10/16/albert-einsteindan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 11:46:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ArmanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[

Görelilik kuramım başarıyla kanıtlanırsa Almanya benim bir Alman olduğumu iddia edecek. Fransa ise dünya vatandaşı olduğumu açıklayacak. Kuramım gerçek dışı çıktığında ise, Fransa bir Alman vatandaşı olduğumu söyleyecek. Almanya ise bir Yahudi olduğumu açıklayacaktır.
Muhteşem  beyinler daima sıradan beyinlerin şiddetli muhalefetiyle karşılanmışlardır.
İnsanlar çok zeki ve çok yavaştırlar, bilgisayarlar çok hızlı ama çok aptaldırlar.
Deha ile aptallık arasındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img379.imageshack.us/img379/9854/alberteinstein.jpg" alt="" /></p>
<ul>
<li>Görelilik kuramım başarıyla kanıtlanırsa Almanya benim bir Alman olduğumu iddia edecek. Fransa ise dünya vatandaşı olduğumu açıklayacak. Kuramım gerçek dışı çıktığında ise, Fransa bir Alman vatandaşı olduğumu söyleyecek. Almanya ise bir Yahudi olduğumu açıklayacaktır.</li>
<li>Muhteşem  beyinler daima sıradan beyinlerin şiddetli muhalefetiyle karşılanmışlardır.</li>
<li>İnsanlar çok zeki ve çok yavaştırlar, bilgisayarlar çok hızlı ama çok aptaldırlar.</li>
<li>Deha ile aptallık arasındaki fark, dehanın sınırlarının olmasıdır.</li>
<li><strong> </strong>Bir koyun sürüsünün kusursuz bir üyesi olmak için her şeyden önce koyun olmak gerekir.</li>
<li>Aynı zamanda hem savaş hazırlığı yapıp hem de savaşı önleyemezsiniz.</li>
<li>Basarili bir insan olmaya calismayin; degerli bir insan olmaya calisin. Basarili insan, hayattan verdiginden fazlasini alir. Degerli insan ise, hayattan aldigindan fazlasini verir.</li>
<li>Hayat iki şekilde yaşanır: ya hiç mucize yokmuş gibi, ya da herşey birer mucizeymiş gibi.</li>
<li>İki şey sonsuzdur, insanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden o kadar emin değilim.</li>
<li>Değerli olan her şey ölçülemez, ölçülebilen her şey değerli değildir.</li>
<li>Karsi karsiya kaldiginiz asilmasi guc problemleri mevcut dusunce yapinizla cozemezsiniz. Çunku bu problemler, mevcut dusunce yapinizin urunudurler.</li>
<li>Kendi yaşamının ve diğer benzer canlıların yaşamının anlamsız olduğunu düşünen insan; sadece talihsiz olmakla kalmayıp, yaşam için de neredeyse yetersizdir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2009/10/16/albert-einsteindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç Beyinlere hiçbirşey dayanmiyor bu günlerde.</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2009/10/16/genc-beyinlere-hicbirsey-dayanmiyor-bu-gunlerde/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2009/10/16/genc-beyinlere-hicbirsey-dayanmiyor-bu-gunlerde/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 08:46:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MestanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Apple’ın belalısı!
20 yaşındaki George Hots, “bu kez kırılamaz” denilen yeni iPhone&#8217;u alt etti
Apple’ın tüm çabalarına rağmen en popüler cep telefonu iPhone’u iki yıldır durmadan “hack”leyerek firmayı milyonlarca dolar zarara uğratan 20 yaşındaki George Hots, “bu kez kırılamaz” denilen yeni telefonu da alt etti
Kedi fare oyunu gibi&#8230;
Her şey 2007 yılının Ağustos ayında 17 yaşındaki genç bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Apple’ın belalısı!</p>
<p>20 yaşındaki George Hots, “bu kez kırılamaz” denilen yeni iPhone&#8217;u alt etti</p>
<p>Apple’ın tüm çabalarına rağmen en popüler cep telefonu iPhone’u iki yıldır durmadan “hack”leyerek firmayı milyonlarca dolar zarara uğratan 20 yaşındaki George Hots, “bu kez kırılamaz” denilen yeni telefonu da alt etti</p>
<p>Kedi fare oyunu gibi&#8230;</p>
<p>Her şey 2007 yılının Ağustos ayında 17 yaşındaki genç bir Amerikalı bilgisayar dehasının kişisel blogunda, “iPhone’u kırdım” başlığıyla Apple’ın tüm dünyada 20 milyondan fazla satan telefonu iPhone’un tüm sim kartlarla çalışmasını sağlayacak bir yöntem geliştirdiğini açıklamasıyla başladı. George Hotz adlı bu genç, Apple’ın iPhone için tüm ülkelerde GSM operatörleriyle yaptığı milyonlarca dolarlık özel anlaşmaları yerle bir eden teknolojiyi (unlock) dünyada ilk geliştiren kişi oldu. Ardından Apple ile Hotz arasında tam bir kedi-fare oyunu başladı. Apple, hemen Hotz’un 500 saatlik çalışma sonunda bulduğu açığı kapatan bir yama çıkardı. Ancak Apple’ın güvenlikle uğraşan yüzlerce güvenlik uzmanı 1989 doğumlu bu genci bir türlü aşamadı.</p>
<p>Son işi bir haftasını aldı</p>
<p>Apple, iPhone’un içindeki işletim sistemini yeniledikçe Hotz yeni bir açık bulup yine kırmayı başardı. iPhone’un en yeni güvenlik teknolojisiyle donattığı “3G” telefonu kırması ise sadece birkaç saatini aldı. Bu yılın 3 Temmuz’unda ise Apple’ın son telefonu iPhone 3GS’i piyasaya çıkmasından hemen sonra kırmayı başardı. Önceki gün ise Apple’ın “artık telefonumuz çok güvenli” şeklindeki açıklamasına nazire yapar gibi yeni işletim sistemini (firmware) kırdı. Şimdi Hotz’un bir haftada yazdığı program (Blackra1n) sayesinde iPhone kullanıcıları Apple’dan para vererek program satın almak yerine bedava geliştirilen programları telefonuna yükleyebiliyor. Apple ise 20 yaşındaki bu bilgisayar dehasıyla nasıl baş edeceğini kara kara düşünüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2009/10/16/genc-beyinlere-hicbirsey-dayanmiyor-bu-gunlerde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BigDog &#8211; Diğer Bir Değişle; Sevimli Terminatör</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2009/10/15/bigdog-diger-bir-degisle-sevimli-terminator/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2009/10/15/bigdog-diger-bir-degisle-sevimli-terminator/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 14:18:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ArmanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan Savunma Bakanlığı tarafından Boston Dynamics firmasına yaptırılan &#8220;Bigdog&#8221; (robot donkey) kuşkusuz üzerinde oldukça çalışılmış, sağlam bir proje.

Geliştirilen robotun özellikleri hayranlık verici. &#8220;Bigdog&#8221; saatte 7 km hızla yürüyebiliyor, 160 kg ağırlık taşıyabiliyor, engebeli arazilerde dengesini koruyarak ayakta kalmayı her koşulda başarabiliyor. Daha önce yapılan robotlara nazaran yapay zekası son derece başarılı. Yapılan testlerde karda yürüme, yokuşlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Savunma Bakanlığı tarafından Boston Dynamics firmasına yaptırılan &#8220;Bigdog&#8221; (robot donkey) kuşkusuz üzerinde oldukça çalışılmış, sağlam bir proje.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img301.imageshack.us/img301/6322/298797.jpg" alt="" /></p>
<p>Geliştirilen robotun özellikleri hayranlık verici. &#8220;Bigdog&#8221; saatte 7 km hızla yürüyebiliyor, 160 kg ağırlık taşıyabiliyor, engebeli arazilerde dengesini koruyarak ayakta kalmayı her koşulda başarabiliyor. Daha önce yapılan robotlara nazaran yapay zekası son derece başarılı. Yapılan testlerde karda yürüme, yokuşlara tırmanma, darbe sonrasında dengeyi sağlayabilme konusunda başarısını net bir şekilde ispatlamış bir robot.</p>
<p>Peki böyle bir robotun  geliştirilmiş olması iyi bir şey mi ?</p>
<p>Özelliklerine bakılırsa oldukça faydalı. İnsana yardımcı olabilecek bir çok özelliği var. İnsan yükünü hafifletmek için tasarlanmış olarak görünüyor. Ancak üzgünüm ki bu robot insan hayatını kolaylaştırılmak amaçlı tasarlanmamış.&#8221;BigDog&#8221; un tasarlanma amacı askeri çıkartmalarda askerlerin yükünü hafifletmek.</p>
<p>2010&#8242;a girmek üzereyken yaratılmış en uygar varlık olduğuna inanan insanoğlunun hâla savaş teknolojileri geliştirmek için bu denli çabalıyor olması enteresan. Tasarlanan tek aracın bu olmadığı da ortada.</p>
<p>Görünen o ki kısa bir süre içinde birkaç yıl öncesinde dalga geçerek izlediğimiz &#8220;Terminator&#8221;leri hep birlikte yaşayacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2009/10/15/bigdog-diger-bir-degisle-sevimli-terminator/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sebep &#8211; Sonuç Yasası</title>
		<link>http://www.armanozdogru.com/2009/10/15/sebep-sonuc-yasasi/</link>
		<comments>http://www.armanozdogru.com/2009/10/15/sebep-sonuc-yasasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 08:33:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ArmanOzdogru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.armanozdogru.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Evrende her şeyin birbiri ile bağlı olmasını açıklayan bir yasadır. Tesadüf olayını ortadan kaldırır. Her şeyin bir nedeni vardır. Bu nedenler, sebepler bizim gördüğümüz bir zincirleme olaylar dizisinden yada daha üst bir iradenin oluşumundan kaynaklanıyor olabilir. Bunu evreni kaplayan bir örümcek ağı gibi düşünebiliriz. Ağın bir köşesinde yapacağınız titreşim tüm ağı titreştirecektir. Yani aslında etkinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Evrende her şeyin birbiri ile bağlı olmasını açıklayan bir yasadır. Tesadüf olayını ortadan kaldırır. Her şeyin bir nedeni vardır. Bu nedenler, sebepler bizim gördüğümüz bir zincirleme olaylar dizisinden yada daha üst bir iradenin oluşumundan kaynaklanıyor olabilir. Bunu evreni kaplayan bir örümcek ağı gibi düşünebiliriz. Ağın bir köşesinde yapacağınız titreşim tüm ağı titreştirecektir. Yani aslında etkinin nereden geldiği görülmese de bir sebebi olduğu aşikardır. Hayatımıza odaklandığımızda başımıza gelen her şeyin bir sebebi olduğunu ve bu sebeplerin bir sonuca ulaştırdığını keşfederiz. Genelde bu olan olaylar sınamalardır ve almamız gereken dersler vardır. Hayatta başımıza gelen her şeye bu yüzden, “Neden ben? Niçin?” demek yerine; “Bunun sebebi nedir? Benim buradan almam gereken ders ne olabilir?” Şeklinde bir yaklaşım sergilememiz gerekir. Çünkü yatan sebepleri idrak ettiğimizde sonucu tahmin edebilir ve ona göre almamız gerekeni alıp hayatımıza devam edebiliriz. Yoksa benzer sınamalar tekrar tekrar gelebilir. Belki aşırı para sıkıntısı çekiyorsunuz çünkü bunun nedeni parayı takıntı haline getirmeniz olabilir yada duygusal hayatınızda sürekli terk edilmek üzerine acı çekiyorsunuz? Bu sürekli başınıza gelen acılar bir tesadüf mü yoksa buradan çıkarmanız gereken dersler mi var, bu acıların oluşmasına sebep olan nedenler nelerdir? İşte bu soruları sorup, gerekeni fark ettiğinizde her şey otomatik olarak çözülecektir. Ve istediğiniz sonuca varacaksınızdır.<br />
Bu açıdan aslında tesadüf diye bir şey söz konusu olamaz. Çünkü evrende tesadüf olsaydı beraberinde bir kaosu getirirdi ve kaosta yıkımı, yok oluşu sağlardı. Baktığımızda bir yok oluş ve yıkılım yoktur. Düzen kendi akışında devam etmektedir. Haliyle tesadüfler aslında “anlamlı rastlantılardır”. Bunun parapsikolojideki diğer bir incelemesi de eşzamanlılıktır.<br />
Hayatımızda süregelen anlamlı rastlantılar mevcuttur. Bu anlamlı rastlantılara eşzamanlılık denir. Kuantum fizikçisi Dr. Wolfgang Pauli ve ünlü psikolog Carl Jung’un bu fenomeni açıklamada büyük payları vardır. Buna bir örnek olarak, bir sinema bileti aldığınızı varsayalım, ardından dönmek için bir otobüs bileti aldınız ve o gün yüksek miktarda para kazanmanızı sağlayacak bir piyango bileti aldınız. Ve hepsinde de ortak numara var. Bu gün içinde farklı yerlerden aldığınız şeyler arasında anlamlı bir rastlantı var. İşte bu eşzamanlılıktır yani sebep-sonuç yasasının bir tezahürüdür.<br />
Maalesef günlük yaşantımızda fark etmek o kadar kolay değildir. İyi bir gözlemi ve analitik bir bakış açısını gerektirir. Bunu kullanmayı öğrenmek zaman alabilir. Ama fark etmeye başladıkça aradaki bağları kurmak kolaylaşacaktır. Bugün en çok ne dikkatinizi çekiyor? Hangi sayılar bugün size hüküm sürüyor? Yada hayatınız da hangi sayılar hep önemli günlere denk geldi? İşte bunların farkına varmak öngörülerinizi biraz daha açmanızı sağlayacaktır.<br />
Çin de popüler olan I Ching ve birçok fal çeşidi de buna bağlıdır aslında. Rastgele atılan bir şeyin aslında içinde anlam barındırabileceği üzerine kuruludur. Bunu kullanmak bazı şeyleri fark etmenizi daha da kolaylaştırabilmektedir. Belki de bir kuşun ötüşünün, bir yaprağın önünüze düşüşünün veya gün içinde size çağırışım yaptıran bir müziğin size verdiği bir mesaj vardır. Eski bilgeler gökyüzüne, kuşlara ve doğaya kulak asarak mesajlar alır ve bunlara göre hava koşullarını, olabilecekleri öngörürlerdi.<br />
Bu yüzden sebep-sonuç yasası aslında bize her şeyin sebebi olabileceğini ve tesadüf unsurunun aslında evrende var olan bir dizi gizemli olay zincirinden ve anlamlı rastlantılardan öte bir şey olmadığı bilgisini vermektedir. Bu anlamlı rastlantıları bir kere fark etmeye başladığınızda, peşi sıra birçok farkındalıkta size muhakkak gelecektir.</p>
<p>Yine yukarıdaki tasavvuf basamaklarından örnek verirsek nefsi radiye safhasına gelmiş biri daha alt basamaktaki durumları aşmış ve orada yapılanları içinde barındırmakta olan bir kişidir. Ve daha alttakilere örnek olup, onları gözetebilmektedir. Ya da bir öğretim görevlisi yerine o basamağa yükselmek için öğrencilere ders anlatan stajyer örneğini de verebiliriz.<br />
Bu yasa tüm evrende ve varoluşta yerini aldığı gibi günlük hayatımızda da yerini almıştır. İş yerinden, devlet idaresine kadar her alanda hiyerarşik bir düzen mevcuttur. Bu düzen bu yasanın tezahürüdür. Bu şekilde her şey birbirinden sorumlu tutulabilmekte ve bir kaos olmadan tekamül sağlanmaktadır.<br />
Bu yasanın daha derin tezahürünü kabala da (Yahudi mistizmi) sephirotlarda bulabiliriz. Kabala da sephirot kavramı küre anlamına gelmektedir. Bu insanlığı ve hayat ağacını (yaşamı) oluşturan boyutları anlatmakta kullanılan bir tabirdir. Bu inanışa göre 10 boyut (küre) vardır. Her bir küre alttaki küreyi kapsar. Ama alttaki küre üsttekini kapsamamaktadır. Bu şekilde aslında iç içe geçmiş 10 küre vardır ve her bir küre alttakini barındırır. En üstteki ise hepsini içinde barındıran küredir. Evrensel idare mekanizmasına verilebilecek inanışlardan biridir.<br />
Gördüğümüz gibi bu evrensel yasalar hayatımızın içine işlemiş ve her an çalışmakta olan yasalardır. Tabi ki bunlarla sınırlı değil. Birçok bileşeni ve faktörü içeren yasalar, birlik içinde çalışarak hayatımıza anlam katar. Burada yarısını incelemiş bulunuyoruz. Fark ettiyseniz bunlar hem günlük hayatımıza hem de daha spiritüel, enerjisel hayatımıza etki etmekteler. Bu yüzden bunlar üzerine daha derin düşünmek, anlamlandıramadığımız birçok soru işaretini anlamlandırmamızı sağlayabilir. Bir sonraki yazıda düşünce faktörüyle nasıl olayları Ol’durabileceğimizi inceleyeceğiz. Böylelikle tezahür ettirme de işlevli olan geri kalan önemli yasaları göreceğiz&#8221;</p>
<p>Çalışma ve Teksir Yasası<br />
Teksir, kelime bakımından çoğalma demektir. Bu yasa varoluşun sürekliliğini sağlayan yasadır. Canlıların çoğalması, soylarının devamı, türlerin çeşitliği bu yasanın bir tezahürüdür. Tüm varlıkları faaliyet içinde tutar ve varoluşu her an sürekli kılar.<br />
Niyetlerimiz bizi ilerleten temel olgudur. Lakin niyet sadece ilerlemek ve oluşturmak için yetmez. Bunun için bir gayret ve çaba sarfetmemiz gerekir. İstenilen niyete konsantre olarak yapılan çalışma mutlaka karşılığını alır ve kişinin yaşamına anlam katar. Bu yönden bu yasa gereği bir şeylerin olması için bir çalışma ve fedakarlık gerekir. Uğraşısız elde edilen başarıların değerinin bilinemeyeceği gibi aslında içsel olarak insana bir şey katmaz.<br />
Bu yasa çalışma sonunda elde edilen başarıların, faaliyetlerin yaşamı ilerletmesini sağlamaktadır. Bu şekilde, ister fiziksel ister zihinsel isterse duygusal anlamda çoğalımı sağlar. Eğer böyle bir işleyiş, çalışma ve artış olmasaydı bu yıkılışa sürüklerdi ve verimli olmayan, çeşitliliği sağlamayan tekdüze bir varoluşu getirirdi. Ama her insanın kendi gayesi peşinde çalışması ve dünyada bir şeyleri arttırması insanlık olarak ilerlemeyi sağlamaktadır. Bu ilerleme bilimsel, dinsel ve metafiziksel anlamda olabilir. Her anın her varoluşun zerresine işlemiştir ve yaşamın ilerlemesini sağlamaktadır.</p>
<p>Külli Çekim Yasası<br />
Aslında bu yasa üzerine çok şey yazıldı ve çizildi. Yığınlarca kitap, vcd ve düşünce paylaşıldı. Bu yüzden kısaca değinirsek bu yasa evrendeki galaksileri, güneş sistemlerini ve gezegenleri bir arada tutan külli çekimin dışında benzer şeyin benzeri çekmesini de sağlayan yasadır. Bakıldığında gezegensel çekim ile metafiziksel çekim yasası arasında bazı farklar vardır. Bunun bir diğer dalı ve yardımcı yasası da benzeşim yasasıdır. O yasaya sonra tekrardan değineceğiz.<br />
Külli çekim yasası bir yandan da insanlar ve canlılar arasındaki duygusal anlamda sempatizasyonu da sağlayarak, insanları bir arada tutan sevgi bağı tarzında da tezahür eder. Bu konuda birçok bilgi olduğu için bunun farklı incelemesini analoji (benzeşim) yasasında yapmak daha doğru. Çünkü çekim yasasını harekete geçiren benzeşim yasası ve kişinin istekleridir.</p>
<p>Dayanışma Yasası<br />
Yaşam ve ilerleme serüveninde insanlar arasındaki yardımlaşma ve dayanışmadır. Atalarımızın tabiriyle “Bir elin nesi var iki elin sesi var.” fikridir.<br />
Hepimizin kendimize has özellikleri ve yetenekleri vardır. Kimimiz iyi bir müzisyenken kimimiz iyi resim yaparız yada kimimiz sağlık konusunda iyiyizdir. Bu yönelimler ve yetenekler bizleri farklı alanlara ve meslek gruplarına iter. Böylelikle toplumu oluşturan yani bütünü oluşturan bir yapı ortaya çıkar. Bu yapıda her insan üstlendiği meslek ve yetenek dahilinde insanlara yardımcı olur. Psikolog, psikolojik sorunlarda, doktorlar fiziki sorunlarda, bir çöpçü temizlik konusunda, bir mühendis hayatı kolaylaştırmayla ilgili konularda, öğretmen hayatı öğretmek konusuyla emeğini ifade eder. Ve bu şekilde herkes üstüne aldığı görevle bir dayanışma meydana getirir.<br />
İşte bu yardımlaşma, dayanışma yasasının tezahürüdür. Dayanışmanın olmadığı bir toplum, aile ve arkadaşlık yıkılmaya, dağılmaya mahkumdur. Hiç kimse kusursuz değildir ve bir kişinin kusuru başka bir kişinin yetisi ve karakteriyle tamamlanabilir. Bu şekilde kişi başkalarına yardım ederken, kendi kusurunu da başkalarından yardım alarak tamamlar. Ve bir dayanışma birliği oluşur.<br />
Bu bizim tamamlanmamız ve tekamül yolunda ilerlememiz için şarttır. Aslında hayatımıza iyi kötü giren herkes bizim tekamül yolumuzda bize bir şeyler katmak için girmiştir. Hepsi aslında, özdeki anlaşmada bizim seçtiğimiz yolda, ilerlemek için ihtiyaç duyduğumuz insanlardır. Haliyle bizlerde başkalarının tekamül yolunda hizmet eden insanlarızdır. Dayanışma ile birlik oluşur ve birlik ile ancak tekamülü tamamlarız. Tek başına, başkalarıyla bir dayanışma içinde olmadan tekamülün olması söz konusu olamaz. Mutlaka hayatımızın devrelerinde girmesi gerekenler girerek ve çıkması gerekenler çıkarak bizim ilerlememize yardımda bulunacaktır.<br />
Bu yüzden dayanışma yasası hayatın devamı, birleşip, bütünleşmek ve tamamlanarak tekamül yolunda ilerlemek için olmazsa olmazdır. Bu yasa gereği insanlarla dayanışma içinde olmalı ve bu şekilde sağlıklı olarak hayatımıza devam etmemiz gerekir. Hayatımıza giren her insan aslında bir yandan bize hizmet etmektedir. Ve tabi ki bizde ona bir şeyler katmaktayızdır. Bu yüzden çevreyle uyum, ahenk ve yardımlaşma insanlığı, toplumu ve bireyi sağlıklı olarak ilerleten temel şartlardan biridir.</p>
<p>Tedriç Yasası<br />
Tedriç yasası her şeyin kademeli bir süreçten geçtiğini ifade eder. Yani her şey derece derece ilerlemektedir. Hayatımıza baktığımızda hiçbirşey aniden olmaz. Her şeyin bir basamağı vardır. Önce başlangıç sonra ara basamaklar ve nihayetinde sonuç olacaktır. En basitinden bir iş yerinde terfi etmek istiyorsak, kademe kademe ilerlemeli ve yavaş yavaş yöneticilik basamağına yükselmemiz gerekir. Ya da hamile kalma sürecinde aylık aşamalar vardır. Embriyo yavaş yavaş (kademe kademe) aşamalardan geçerek bir birey olmaya başlar.<br />
Bu yasa aynı zamanda tekamül için de geçerlidir. Tekamül yolunda adım adım ilerlemekte ve bazı basamaklardan geçmekteyiz. Çizdiğimiz yol ve seçimlerimizi bu basamakları geçmek üzerine kurarız. Mesela tasavvuf yolunda geçilmesi gereken 7 nefsi basamak vardır. Bu temizlik ve temizliğin sonuçları 7 basamakta ifade edilir. (Nefsi emmare, nefsi levvame, nefsi mülhime, nefsi mutmainne, nefsi radiye, nefsi mardiyye ve nefsi teskiye) Tasavvuf yolunda olduğu gibi spiritüel yollarda da bu tür basamaklar ve kademeler mevcuttur.<br />
Bu yasa gereği en sağlıklı ilerleme bu yüzden kademe kademe olandır. Bir anda sağlanan yükselişler, ani düşüşleri ve dengesizlikleri beraberinde getirebilir. Ama sağlıklı ve sindirerek yapılan ilerlemeler baki kalacaktır.</p>
<p>Eşitlik Yasası<br />
Her insan varoluş itibariyle bir ve eşittir. Hepsi aynı Tanrısal öze ve güce sahiptir. Fakat dış bir gözle bakıldığında dünyada eşitsizlikler görülmektedir. Neden bir insan Afrika da fakirlik çekerken bir diğer insan zengin bir ailede doğmaktadır? Bu görünürdeki eşitsizlik sadece bir aldanmadır. Aslında her insan bu oyun sahnesinde alması gereken rolleri bürünmektedirler. Ve tekamüllerinin gerektirdiği yaşamda ve varoluşta meydana gelmektedirler. Ama içsel olarak hepsinin özünde aynı Tanrısallık ve kutsallık yatmaktadır.<br />
Her insan bu dünyaya bazı dersleri deneyimlemeye ve bu deneyimlerle daha iyi bir seviyeye tekamül etmeye gelmektedir. Bu yüzden tüm öğretiler burasının bir ders yeri, gerçek olmayan bir oyun sahnesi olduğunu vurgulamaktadırlar. Haliyle bu dünyada dışarıdan bakıldığında yoğun acılar, eşitsizlikler ve dengesizlikler gözükmektedir. Ama artta yatan şey herkesin alması gereken dersler olduğudur. Kimisi açgözlülükle, kimisi parayla, kimisi sağlıkla kimisi eğitimle sınanmaktadır. Herkesin sınandığı konu ve yaşam tarzı ayrıdır. Bazen bu sınamalar ortak olur bazen ayrı ayrı. Ama herkesin amacı tektir, daha iyi bir frekansa yükselmek üzere tekamül etmek. Bu yüzden herkese eşit fırsat verilmiştir.<br />
Bedensel olarak eşitsizlikler gözükse de ruhsal potansiyellerde tam bir eşitlik vardır. Özellikle dinler ve diğer öğretilerde bu eşitliğe parmak basmıştır. Bu yüzden aslında kişileri sorgulamak ve onları yadırgayıp dışlamak doğru değildir. Herkesin yaşadığı deneyime saygı duymak ve onun da içindeki potansiyelden dolayı anlayışla karşılamak gerekir. Yani tasavvuf deyimiyle Yaradılanı Yaratan’dan ötürü sevmemiz gerekmektedir.<br />
Lakin “üstünlük” kavramı vardır. Bu kavram eşitsizliği değil kişilerin kendini geliştirme seviyelerini göstermektedir. Kimisi daha yüksek bir bilinç seviyesine ulaşmayı başarmış, kimisi ise daha bu yolda ilerlemeye çalışmaktadır. Bu şekilde ayırımlar vardır ama bu eşitsizlikten kaynaklanan değil kişinin kendi iradesi gereğince geliştirmesine bağlı bir fenomendir. Tüm insanlar özde birdir ve eşittir. Bu yasanın işleyişi bunu gözler önüne sermektedir.<br />
Kapsama Yasası<br />
Bu yasanın temel mantığı üstteki alttakini kapsar, görüp gözetirdir. Daha önce kademeli ilerlemelerden bahsetmiştik. Bu ilerlemelerde basamakları geçip daha üst basamaklara ulaşan kişi, daha alt basamakta olan kişileri anlayabilir ve onlara yol gösterebilir. Çünkü aynı yoldan geçmiş ve olayların akışını, oluşunu ve sonuçlarını bilmektedir yani içsel olarak alt basamakların yapısını çözmüş durumdadır. Bu yüzden daha üst basamakta olan veya daha üst bilinç seviyesinde olan daha alttakine yardımcı olabilmekte onu da kapsayabilmektedir.<br />
Bunu yöneticilik pozisyonuna benzetebiliriz. Bir ofiste memurlar ve bu memurların üstünde bir şef olduğunu düşünelim. Şefinde üstünde bir müdür, müdüründe üstünde bir yönetici olduğunu hayal edelim. Şef, memurları gözetip kollar, müdür şefi ve şefin altındakileri, yönetici de hepsini gözetip kontrol etmektedir. Haliyle üstte olan, alttaki olanları kapsamakta ve gözetebilmektedir.<br />
İşte bu işteki pozisyonda olduğu gibi evrende de benzer bir sistem vardır. Buna evrensel idare mekanizması adı verilmektedir.</p></blockquote>
<p>Not : <strong>Alıntıdır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.armanozdogru.com/2009/10/15/sebep-sonuc-yasasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

